İyi Bir İnsan İçin Sonat

Soma... Bu konuda hiçbir şey yazamayacak kadar tükenmiş ve nefretle dolu hissediyorum kendimi. Üç gün yas tutup sonra keyifler kaldığı yerden devam etsincilerden değilim, onlardan tüm benliğimle iğreniyorum. Acı hayatımın çok derin bir yerine işledi sanki. Acı, çaresizlik, yalanlara duyulan nefret...


Bugün ilk kez haber kanallarını kapatıp biraz uzaklaşmak için film arayışına girdik eşimle. Kimbilir ne zaman izleriz diye saklamışız: The Lives of Others, denk geldi. Zaten sıkkın olan içimize bir de Berlin Duvarı'nın yıkılışı öncesi Almanya'nın halini de ekleyip devam edelim dedik. Bu konuda çok film izledim ama ilk kez biri bu denli etkiledi beni. Bu nedenle, kendi internet günlüğüme de yazmalıyım diye düşündüm.



Film, tam benim doğduğum tarihte, 84 Kasımının Doğu Almanya'sında başlıyor. Sosyalist rejimin korunması için Stasi adı verilen çok güçlü bir istihbarat şebekesinde çalışanları ve sorgu odalarını görüyoruz önce. Hatta fakültelerde bu sorgu odalarındaki kayıtlar ders olarak bile okutuluyor. Adeta insanları asimile etmek ve robot haline getirip tehlikeli olabilecek tüm yetilerini kaybetmesine neden olacak araştırmalar yapmak (yazmak, resim yapmak gibi mesela) tez konularının içine bile girmiş. Tam da böyle bir ortamda, bir yazar karşımıza çıkıyor. Sosyalist rejime ilk başlarda gönülden bağlı ama sevdiği kadın nedeniyle tehlikeli olması dilenen ve sorgu odalarına alınması istenen Dreyman. Nitekim, bunun için kollar sıvanıyor, evin her yanına böcekler yerleştiriliyor. Stasi'nin en yetenekli ve disiplinli adamlarından Yüzbaşı Gerd Wiesler bu iş için görevlendiriliyor. Dreyman'ın tiyatro sanatçısı sevgilisi ile yaşadığı ev 24 saat oda oda izleniyor dinleniyor. 


Filmde ilk başlarda tam bir Alman disiplini içinde gördüğümüz ve bu adamın hiç duyguları yok mu, bir amaca nasıl bu kadar bağlı olabilir, nasıl kodlanmış dediğimiz Wiesler, zaman içinde başka bir adama dönüşüyor. O evdeki yaşama üst katında adeta uyum sağlıyor. Dreyman'a gelen Bertolt Brecht'in kitabını rapor edeceğine girip alıyor ve okuyor bir seferinde ve okudukça gözlerindeki o aydınlanmayı görüyorsunuz. 


Dreyman'ın saygı duyduğu ama sistem tarafından iş verilmeyen yönetmen arkadaşı intihar ettiğinde, Dreyman onun hediyesi olan "İyi Bir İnsan İçin Sonat"ı çalmaya başlıyor piyanosunda ve bizim taş kalpli görev adamı Wiesler dinleme cihazlarına yapışıp ağlıyor o çaldıkça ve Dreyman soruyor: "Bu müziği bir kereliğine bile bütün kalbiyle dinleyen birisi artık kötü bir insan olamaz."


Wiesler, bu hikayenin gizli kahramanı. Böyle bir sistemde bile empati yeteneğini kullanan bir tek kişinin neleri değiştirebildiğini öğreniyoruz. Nitekim 89 Kasımında Berlin Duvarı yıkılıyor ve bu muhteşem film "İyi Bir İnsan İçin Sonat"la 1991 yılında bitiyor.

Tam da böyle bir dönemde, rahatsız olduğumuz binlerce şey varken, ama rahatsızlığımız yetmiyor öğrenilmiş çaresizliğine girmişken bu film bana nasıl iyi geldi anlatamam. Yönetim şeklimiz farklı olsa da, artık Utanç Duvarı olmasa da, zaman zaman diyorsunuz ki, Türkiye'nin de böyle bir filmi var itiraf edemediğimiz. Sistem için dinlenenler, yatak odası diyaloglarına kadar tehlikeli görünüp not edilenler, öte yandan bunu yapan bir bakan ise raporundan sildim bir daha yazmayasın diye uyarılanlar... Sadece merak ettiğim, bir gün biz de Dreyman gibi hakkımızdaki mimlemeleri okuyabileceğimiz bir kütüphane edinebilecek miyiz?

Film bittiğinde salı gününden beri durmayan gözyaşlarımı birbirlerini hiç tanımadan en yüksek empatiyi sağlayabilen iki insan Dreyman ve Wiesler anısına akıttım bolca ve kalkıp bir bardak su bile içmeden size yazdım.

"İyi bir insan" "İyi bir insan olmak"... Şu anda en çok aklımda kalan...

Sevgiyle...

Yorumlar

  1. çok güzel bir yazı olmus yeliz hanım eline sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim Enes Bey, beğenmenize sevindim. Sevgiler...

      Sil
  2. Canim benim. Bende senin sayende yasadigim ülkeye ait bir film tanidim ve ilk firsatta seyredecegim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım, izlerken de senin izleyip izlemediğini merak etmiştim. En kısa zamanda izle, bazı sahneler insanı gerim gerim geriyordu doğrusu. Sevgiler...

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar