Baykuş Belki de Sadece Hisli Bir Kuştur...

Baykuşları, hep kötü zamanlarda adını duyduğum kuşlar olduğu için hiç sevmedim. Sanırım bizim eski sistemimize göre orta ikideydim. O yaz yazlığımızda babaannem geceleri bir ses için söylenir dururdu. "Tünedi bir eve, kesin biri ölecek." diye. Nitekim, o yaz boyunca bu arkadaş her gece geldi, o korkunç sesi çıkardı çıkardı gitti. Ben de artık korkar hale gelmiştim. Görseniz o kadar düşmanım ki, sanki her gece bizi öldürmeye geliyor da fırsat bulamıyor baykuşcağız. Neyse, o yazın sonunda o evden (hemen çapraz ev olur kendisi) malesef bir ölüm haberi aldık. Böylece, bu kuşu hayatımın sonuna kadar görmemeyi dileyerek hayatımdan çıkarmaya karar verdim. Daha sonra, kendi yakınlarımın ölümünden hemen önce İzmir'de de sesini duydum ve eyvah dedim ama olan yine oldu.

Tabi ki, ölümler için baykuşları suçlamıyorum! Belki bizimkisi algıda seçicilik, belki garip bir tesadüf, belki de hakikaten görmediğimiz planda oluyor bir şeyler. Mesela, hissediyor aylar öncesinde yakınında birilerinin bu evrenden göçeceğini, görüyor ve insanı uyarmaya geliyor. Belki de çok hisli kuşçağız, çok üzülüyor da tünüyor damına senden önce ağıt yakıyor. Belki acını paylaşmaya geliyor. Toplanıyor Baykuşlar Meclisi, önümüzdeki hafta ölecekler başkan tarafından açıklanıyor da herkes üstüne düşen evi alıyor acısını paylaşsın ya da engelleyebilsin diye. Güldünüz mü? Okumayı bıraktınız mı? Yok henüz değil, değil mi :)

Benimkisi afrodizmalar dünyası. Mantıkdışı, masallaştırıyorum sadece. Bu nedenle, hayalgücünü belgesellere kaptıran ve akıl ziyanlığımdan şüphe eden hemen bassın x işaretine. Bu yüzden masalcılarımız hiç yok bizim. (Ben ki, bir süredir Göçmüş Kediler Bahçesi'nde bir kirpiyi okuyup gerçek olduğuna inananlardanım ve Harry Potter'ın bir dizi kitap ve filmden fazlası olduğuna inanmak isteyenlerden...)

Sebebi girizgah-ım, konuyu tüm toplayamama çabama rağmen, birkaç yıldır baykuş figürlerinin çekiciliği. Geçen yaptığım cupcakelerde de baykuş figürü vardı hatırlarsanız. Elime bahsettiğim kitabımı aldığımda onu geçen sene Polonezköy'den aldığım kitap kılıfına koyduğumu ve baykuşlu cupcake'i yerken elime de onu almış olduğumu fark ettim :) Bakmayın az önce tesadüf dediğime. Tesadüf dediğimiz, yüzeyde bu kadar basit görünen bir şey dahi olsa, bizim kendi gözlerimizle görüp anlayamadığımız ama başka bir düzlemde birleşen parçalar değil mi?


Yine de sesini duymadığım geceler daha iyiyim...
Not: Bu neydi diyenler için, öylesine bi' yazı işte : ) Ciddiyetten öleceğiz yahu!

Yorumlar

  1. Evet sırf o ölüm getirir inanışından dolayı hiç sevilmez bizde baykuşlar. Başka milletlerde de baykuşların evleri kötü ruhlardan koruduklarına inanıyorlar. Şimdi yazını okuyunca aklımda bir fikir belirdi. Belki de damlarına tünedikleri evlerden ölümü uzaklaştırmaya çalışıyorlardır. Ne kadar hepimiz yaşayacak olsak da ölüm güzel bir şey değil. Kötü birr kavram sonuçta. Sen ne dersin?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de... Mesela kedi ve köpekler deprem öncesi hareketlendiklerinde, köpekler ulurcasına havlamaya başladığında bu hissiyatlarından ötürü onları daha bir seviyoruz da ölümün habercisi diye (gerçekten öyleyse tabi) baykuşları sevmiyoruz. Farklı türde bir ırkçılık bizimkisi :) Belki sadece ölümü savuşturmak istiyor o evden dediğin gibi, kimbilir...

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar