Pause

Herkese Merhaba,

Blogger'da en kötü ayımı geçirdim diyebilirim. Yazacak o kadar şey, paylaşacak o kadar güzellik varken elim gitmedi, yazmak istemedim. 4 yazı ile sınırlı kaldı koca bir ay. Kendime sık sık, "Benim Tatlı Hikayem" durgun siyaset ülkelerine ait bir blog adresi olabilir Yeliz, oysa bu ülkede her şey tatlı olduğu kadar da acı, hatta çok acı, çok acımasız, çok adaletsiz, çok çirkin diye saydım durdum.

Bu güzel ülkenin çoğu iyi insanı gibi soğukkanlı olmayı, diplomatik davranmayı sevmeyen/beceremeyen bir insan olduğumdan yazdığım birçok postu resmen istiare uykularında taslakta tutup gece yazıp sabah sildim. Bir Yılmaz Özdil var zaten, severek okuyoruz ama sen de ikincisi olma dedim, durdum. Ama sonuç ne derseniz, hayatımda her şey ne kadar güzel giderse gitsin mutlu değilim. Daha birkaç ay öncesinde, "Bu dünyaya getireceğimiz çocuklar acaba nasıl bir ülkede yaşayacaklar?" derken, şimdi "Acaba yarın bizim halimiz ne olacak, hangi tapeler çıkacak, arif olana, insan olana bu kadarı yetmez mi? İnsan bazen gerçekten hayret ediyor!" dedim. Birçok iyi insan tanıyorum, bu iddialardan biri kendisi için gündeme gelse gider en ücra kasabada kendini sürgün eder, ya da boynuna ipi geçirir. Bunlardan biri de benim. Ben nefret ettiğim insanların yolsuzluk iddialarını izlerken onlar adına yerin bin kat dibine girebiliyorum. Zaten hep söylüyorum, benim gibilerin en büyük sorunu namuslu, dürüst insanlar tarafından yetiştirilmiş olmaları. Mayamızın bu dünya için fazla iyi olması. Aslında başlangıçta öyle değilmiş bence, sonradan mayası bozulanlar olduğu için onlar güçlenmiş, biz fazla olmuşuz. "Tamam mıyız?" filmini izlediniz mi bilmiyorum ama oradaki bir söz izlerken de sonrasında da beni ince bir yerimden fena vurdu: "Sen bu dünya için fazla iyisin, eserlerin de öyle... Bu yüzden anlamıyorlar, sevmiyorlar seni, bu yüzden satın almıyorlar. Kendilerinde olmayanları yüzüne vuruyorsun." gibi bir replik vardı, tam olarak kesinlikle böyle değildi, bundan son derece eminim ama anladınız siz işte...

Bugünlerde bir de hepimize insanlık dersi veren, elimde olsa ikisini elele iktidara getireceğim iki insan tanıdı Türkiye. O iki insan için bile, bu ülkede son nefesine kadar yaşanır dedik çoğumuz. O küçücük, canımız, yüreğimiz Berkin Elvan'ın ve Burakcan Karamanoğlu'nun babaları. Verdikleri mesajı duyunca hem mutlu olduk hem de kahrolduk, canı yanan iki baba bu cümleleri kurarken hiç mi insanlıktan nasibini almaz başkaları diye.

Harry Potter'ı okumuş muydunuz? Tam da bu gündemde aşağıdaki paylaşım beni çok duygulandırdı.


''Cedric'i hatırlayın. Gün gelir de doğru olanla kolay olan arasında seçim yapmanız gerekirse eğer; iyi kalpli, yardımsever ve cesur bir çocuğa, sırf Lord Voldemort'un yoluna çıktığı için neler olduğunu hatırlayın. Cedric Diggory'i hatırlayın.''


Önümüz seçim malum, ben de bu mesajı vereceğim ama yazarken bile vazgeçtim neden derseniz ekşisözlükte bir entry var, bir de ben eklemeyeyim.

https://eksisozluk.com/bir-akpliyi-yolsuzlugun-olduguna-inandirmak--4259351


Uyanır bir gün neslim, uyanır elbet...

Yorumlar

  1. Blogların bir çoğu bu ay genel bir düşüşte zaten. Olanlardan etkilenmemek için gözümüzü kulağımızı her şeye kapatmamız lazım ki biz bloggerlar zaten etrafımızla beslendiğimizden bu pek mümkün olmuyor. Bu sıkıntılı zamanları fazla kaza bela yaşamadan atlatabilelim diye dua etmeye başladım artık. Ülkemiz lehine sonuçlansın her şey.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Sinem'cim... Hepimizin duası aynı.

      Sil
  2. Sevgili Yeliz, emin ol hepimiz aynı iç sıkıntılarını yaşıyoruz...o kadar haklısın ki, bu dünyaya getireceğimiz çocuklar için endişelenirken aslında endişelenmeye kendimizden başlamamız gerektiğini söylerken...dediğin gibi, sanırım bizler bu dünya, ya da bu ülke için fazla iyiyiz...ama vazgeçemeyiz, mücadele etmek zorundayız...
    sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İyiler eninde sonunda kazanır, yeter ki inançları kaybolmasın.
      Net bir şekilde gördük ki, bu topraklarda umut da, kollektif bir ruh da son bir yılda yaşananlarla canlandı. Buna tanık olmak ve içinde olmak ne güzel şey...
      Teşekkür ederim, sevgiler...

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar