Karadeniz Maceramız: 2. Gün- Pokut ve Sal Yaylaları

"Prenses gibi bir şey ama o bildiklerimizden değil..."

İstanbul çok sıcak ama ben çok mutluyum. Hayır, elbette klimam olduğu için değil :)
Size yaylaların en güzelini anlatacağım için bu mutluluk... Bu yazı dizisini burada bıraksam bile olur, çünkü en güzel cümlelerimi Pokut için kurduktan sonra diğerlerine pek övgü kalmayacak. -Şaka galiba, bilemedim.-

Yaylaların en güzeli de neresi dediğinizi duyar gibiyim. Tanıştırayım: Pokut Yaylası.
Hadi birkaç kez tekrarlayın. Pokut- Po-kut! Allahım, ismi bile nasıl güzel, nasıl sevimli!

pokut yaylası

Tahmin edeceğiniz üzere burası benim en sevdiğim Karadeniz yaylası.
Ama anlatmaya sevmediğim yanından başlayacağım. Hazır mıyız?


Hani benim ilk iki yazımda anlata anlata bitiremediğim ilk günümüz var ya -okudunuz di mi? okumadıysanız belli etmeden Tıkk Tıkk ve Tıkk Tıkk yapabilirsiniz- Pokut'un hikayesi işte o günün gecesinde başlıyor.

Saat çoktan gece ona gelmekteydi ki, biz Sümela'dan yola çıkıp Rize'ye ulaştık. Rehberimiz Tayfun'la hemen Pokut Yaylası'na çıkmadan önceki bir düzlükte buluştuk, minibüse atladık ve yola çıktık. O an hiçbirimiz çok cesurduk, hiç korkmadık diyemeyeceğim. Zifiri karanlık, karşımızda ucu bucağı görünmeyen kocaman bir dağ, taşlı çamurlu, tek arabanın geçebileceği altı uçurum patika yolları ve karanlık. Bir yerde inip arabayı itmemiz bile gerekti, artık artık korku kahkahayla karışıktı.

Bizden bir gün sonra, bir araba aynı yerde ne yazık ki hakimiyetini kaybetmiş ve uçmuşlar. Bu nedenle, bu yaylalara kiminle çıktığınız gerçekten çok önemli.

İki saatlik sarsıcı tırmanmanın ardından sağ salim Pokut'a vardık. Elimizde bavullarla (ki eşimin taşıdığı 18 kiloluk ikimizin ortak valiziydi.) daracık bir patikada 10 dakika kadar yürüyerek kalacağımız yer olan Plato'da Mola'ya ulaştık. Gece olduğundan nasıl bir yerde olduğumuzu anlamamıştık. Mesela ben gece zar zor yürüdüğüm o patikanın burası olduğunu gündüz gözüyle görünce çok şaşırdım. :)

pokut yaylası

Plato'da Mola'nın sahibi Ahmet abi, ulaştığımızda bize biraz kırgındı ve o kırgınlığı yaratmak belki de yaptığımız en büyük hataydı. Nedeni ne biliyor musunuz? Biz bilmiyorduk ama biz aslında akşam yemeğini orada yiyecekmişiz, ama bilmediğimizden ve uzun yolculuğumuzdan ötürü dayanamayacağımızdan yemeğe yetişemediğimiz gibi tüm hazırlıkları da boşuna gitmiş oldu. Kim bilir neler kaçırdık! Yine de, bize kıyamadı, hemen çay demledi. Şeyda mutfağı kullanmak için izin istedi, kendi evimizde gibi Şeyda'nın yaptığı türk kahvelerini yudumlayıp ilk gecemizi sona erdirmiş olduk.

pokut yaylası

Sabah uyandığımızda muhteşem bir manzara ve tereyağından, peynirine, reçeline kadar kendileri tarafından yapıldığı harika bir kahvaltı karşıladı bizi.

pokut yaylası

Ayrıca, içeride bir kütüphane ve yayla notları bulmak da ayrı bir gülümseme nedeniydi.


Bir kez daha yazmak istiyorum ki, Ahmet abinin bize gösterdiği yakınlık, samimiyet, babacanlık ve sakınmadan bizim için hazırladığı her şey o kadar özeldi ki... Sonrasında onu çok özleyeceğimizi bilerek Pokut'tan, yeniden geleceğimiz sözüyle ayrıldık.

pokut yaylası

Pokut'tan hemen yürüme mesafesindeki Sal Yaylası'na yarım saate yakın bir yürüyüşün ardından ulaştık. Fotoğrafta uzaklarda gördüğünüz yayla evleri Sal'a ait.

Bu da Sal'dan Pokut'un görüntüsü...
sal yaylası

Bence, bir prensesti Pokut, ama o bildiğiniz masallardaki prenseslerden değil. Orman perileri tarafından büyütülmüş, bambaşka güzelliği olan biri gibiydi. Pokut'la yeniden görüşebilmek benim için artık güzel bir ümit...

Yarın Sal'dan sonrası sizlerle olacak...

Yorumlar

  1. Yine çok güzel bir yazı okudum Yelizcim :) bir an kendimi Pokut yaylasındaymışım gibi hissettim :) o patika yolu funda anlatmıştı ve kafam 'da canlandıramamıştım :) fotoğraf da o yolu görünce nefesim kesildi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar çok patikadan geçtik ki, ilkinde titrer adım atan ben bile rahat rahat yürümeye başladım sonunda :) Ama 18 kiloluk bir valizle oradan geçen eşimi esas kocaman alkışlamak istedim ertesi gün :)
      Çok teşekkür ederim canım, çok mutlu oldum okumana.
      Kocaman sevgiler...

      Sil
  2. Pokut....
    O korkulan yolun sonucunda
    Değer havaya, değer yesilligine, değer manzarasina, deger enerjisine ve deger Ahmet agabeyine ;))
    Cok gitmek istedim.. gitmiş gibi okudum ve de.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel, yazı amacına ulaşmış o halde :)
      Mutlaka gidin Pokut'a, benim de selamlarımı iletin...
      Sevgiyle...

      Sil
  3. Kim bilir ne lezzetler kaçırmışsınızdır akşam yemeğinde :) Karadeniz'in yaylaları muhteşem gerçekten... Ben Ayder ve Demirkapı yaylasına gittim. İnsan kendini rüyada gibi hissediyor. Ayder daha turistik, yine de güzel ama Demirkapı yaylası muhteşemdi... ben de yazmıştım, resimleri var blogumda. Uzungöl'e çok yakın. Fırtına'da rafting yaptınız mı? Biz yapamadık içime dert oldu da :) Sabırsızlıkla bekliyorum diğer yerleri de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah hiç sorma... Sonraki günlerde çok aradık o geceyi zaten :)
      Çok teşekkür ederim canım, aynı hızda devam edeceğim inşallah :)
      Fırtına'da rafting yapamadık zaman yetersizliğinden, ama bizim arkadaşlar yapacak olsaydı bile ben o denli yorgun bitkindim ki hiç canım istemiyordu. Bir de bizim gittiğimiz dönem tam bir mucizeymiş oralar için, çünkü beş gün de o kadar güneşliydi ki yağmur yağmadığından Fırtına da çok rafting için uygun değildi o günlerde sanki :)
      Senin yazılarını gitmeden okumuştum hızlıca ama şimdi döndüğüm için yeniden bakıcam, eminim daha anlamlı gelecek...

      Sil
  4. Ne kadar güzel bir yazi olmuş. Karadeniz gercektende cennetten bir köşe gibi.. Sizin anlatiminizla görmüş kadar olduk :)

    YanıtlaSil
  5. Yazıyı okurken sümela ya çıkan yol aklıma geldi o zaman bende çok korkmuştum eşim aracı kullamıştı ve çok sakin görünüyordu, sonra itiraf etmişti çok stresli dakikalar oldugunu 😊acemi bir sürücünün asla denememesi gerekir. Bu yaylalara gidecek zaman olmamisti umarim nasip olur bigün

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki eşler bizlere hissettirmiyor korkularını :) Sümela'nın yolları yine düzgün de özellikle yaylaya sadece o yolda uzman olanlar çıkmalı bence de. Çok tehlikeli...
      Umarım bir gün siz de Pokut'u tanırsınız, eminim çok seveceksiniz.
      Sevgiler...

      Sil
  6. Karadeniz in en merak ettiğim yerlerinden biri çocuklar büyüyünce gitme gibi planlarımız var gerçekten çok güzel yerler.devamını merakla bekliyorum ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka gidin, mutlaka... Harika yerler.
      İnşallah devamı gelecek :)
      Sevgiler...

      Sil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar