Bu Kurabiyeler Çok Aşık!

Bu kurabiyelerin, kendilerine has, çok güzel hikayeleri var. Onlar anlatmak için çok istekliler. Siz de dinlemek isterseniz, seslerine kulak verelim...

Aşık olduklarında, gökten değil ağaçtan yağmış kalpler... Böylece, ilişkileri güçlü kökler salmış toprağa...
Deniz çocuklarıymış onlar. Denizde çok yüzmüşler, denizle büyümüşler, sonra denizle sevmişler birbirlerini. Deniz kutsamış aşklarını, bu yüzden evlenme teklifi denizde gelmiş. Hem de hiç yabancı olmayan bir denizde... 
Sonra, çok yağışlı ve sıcak bir Ekim günü, yine denize yakın bir yerde hayatlarını bağlayan yüzükler takılmış. Kimse anlamamış tabi o sıcakta neden yağmur yağdığını... Yağmur, şöyle bir kutlayıp nişanlarını, gecenin sonunda kayboluvermiş...
Sonra, hiç sona ermeyecek yolculuklar başlamış. Yollar uzunmuş; ama, kim umursarmış ki ucunda sevdiğin varsa... Düğün hazırlıklarına kadar bir martı gibi oradan oraya uçmuşlar da uçmuşlar... 
Derken, evlenecekleri gün gelmiş. O gün, kız gelinlikle son kez uçmuş o kapıdan; ama, kollarında damadın ona getirdiği kocaman bir çiçekle... Bu çiçek, evlilik öncesi mutluluk çiçeğiymiş. Kız, bu düşünceyi çok sevmiş. Evine, o güne kadar yaşadığı tüm güzelliklere, o çiçekle ve saatler sonrasında hayat arkadaşı olacak kişiyle veda etmiş. O kocaman çiçeği hiç ayırmamış o gün yanından...
Evlenecekleri gün küçük bir aksilik olmuş. Balonlarla fotoğraf çekilmek isteyen kız, balon bulamamış. Çok da üzülmüş. Sonra evlilik cüzdanıyla fotoğraf çekilirken bir baloncu durmuş arkalarında kocaman balonlarıyla... Öylesine... Balonlu fotoğrafları olmuş planlamadan... Çok da güzelmiş...   
Evlenince, martı gibi uçamasalar da çok gezmişler, çok mutlu olmuşlar. Yeni yollar, yeni mutluluklar olmuş önlerinde. Listeleri uzun olduğundan, daha bir o kadar da gidilecek yerleri varmış.
Sonra, evliliklerinin ikinci yıldönümünde, tüm bu anılar sembolikleşip evlerinin mutfağından çıkıvermişler tek tek. Aşkla pişmişler, aşkla süslenmişler, aşkla yenmişler. 

Bu masal, burada bitmemiş tabi, onların hayatında her gün devam etmekteymiş. Ama, tam da şu anda; ağaçtan üç kalp düşmüş... Biri bu satırları yazanın, ikincisi onun kahramanının, üçüncüsü de okuyup "Bana da düşse keşke!" diye isteyenlerin başına...


Yorumlar

  1. şeker hamuru kurabiyelerini sevenleri bende seviyorum ;)
    görünümleri süper ellerine sağlık
    bana da beklerim
    http://safagindunyasi.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Şimdi inceledim bloğunuzu, çok keyifli. Ben de takipteyim :)
      Selamlar

      Sil
  2. Kaç karpuz sığar senin sevgi dolu kollarına tatlım benim. Diyorum kiiii; en geç 5 yıl sonra ne kitabı olur bilmem ama kitabın satış için raflarda yerini alır. Bizlere de imza sırası beklemek düşer.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Leyla abla, nasıl tatlısın sen! O kadar içten, o kadar pozitifsin ki içimi umutla sevgiyle dolduruyorsun. Sana da böyle mutluluklar verenlerin hep yanında olsun. Çok çok teşekkür ederim <3

      Sil

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar